13 Şubat 2011 Pazar

"yaş kiremitten baca olmaz
piyadeden koca olmaz
alacaksan al topçuyu
güm güm vurur hiç yorulmaz
her gece vurur hiç yorulmaz"

acemilik bitti canlarım, keşandan bir otel odasından yazıyorum sizlere. evci iznindeyim, 28 günün ardından bu sabah günaydın günaydın koğuş kalk! sesiyle uyanmadım, traş olmadım, bot boyamadım, çift çorap, içlik, kamuflaj, boyunluk, bere, eldiven giymedim, içtimaya çıkmadım, içinde komutanım geçen cümleler kurmadım. ezberim bozulacak diye tedirginim.
merak edenlere gelsin bu parça, çok iyiyim, rahatım yerinde hiç bir sıkıntı yok, yukarıdakileri günlük rutinimi özetlesin diye yazdım, zaten 3. gün alışıyorsunuz, hiç külfet olmuyor, üstelik her gün traş olmayanı bot boyamayanı ayıplıyorsunuz.
anlayacağınız üzere acemiliği topçu taburunda yaptım, 100 kişiydik (tüm tugayda 450 kd var) ilk gittiğinizde kendinizi otogarda gibi hissediyorsunuz, sürekli yanınıza usta askerler gelip erzurum var mı, ankara var mı, rize var mı gibi sorular soruyolar, herkes bir toprak bulma telaşında, ha herkesin ağzında da toprak toprağı askerde sikermiş lafı var orası ayrı.
tsk ilk kazığını bana kamuflaj verirken attı, dağıtan asker bana şöyle bir baktı, bu sana olur dedi. bir aydır çuval gibi pantolonla, parkayla geziyorum, bir ona alışamadım işte sevgili günlük. usta askerler tiril tiril takılırken ben sürekli uçkur toplama telaşındaydım. ama bot, spor ayakkabı filan cuk oturdu ki onlar yanlış olsa büyük sıkıntılar yaşanırdı.
askerlik ilginç yer, bedeninin sınırlarını öğreniyorsun, 2-3 km. tören adımı yürüyebiliyormuşum, 15 gün lens çıkarmadan yaşayabiliyormuşum, 1 ay musluk suyu içip hastalık kapmayabiliyormuşum, sesim kısıkken, konuşamıyorken bile hayvan gibi bağırıp tekmil verebiliyormuşum... bu liste böyle uzar gider, allahtan bizim banyo olayı düzgündü de bir de en uzun banyosuz kalma rekoru eklemedim.
artık çok küfürlü konuşuyor muyum diye soranlara ne sandın yarraam demek istiyorum. "amına koyyim" cümle içinde noktalama, bağlaç, edat ve hatta özne bile olabiliyormuş, insan hep yeni şeyler öğreniyor işte.
yemeklere şap atmıyorlar, ama ztn yüz tane erkeğin arasında iştahı kabaranlara saygılarımı sunarım. nizamiyeden içeri girdikten sonra ilk kadını 10 gün sonra filan gördüm, bi şaşırdım, durdum inceledim falan yeni bir canlı formu gibi. Bir de haki yeşile çok alışınca canlı renklere çok kitleniyosunuz, kantine mal getiren araba geliyodu bazen değişik renklerde far görmüş bambiye dönüyordum.
burda ana eğlenceler internet kafe, türk filmleri ve esrar. tek tek açıklayalım. internet kafede internet yok öncelikle onu belirtelim. bilgisayara yüklü oyunlar, müzik ve filmler. filmlerdeki öncelikli kriter içinde erotik sahne olması. türk askeri hangi filmin kaçıncı dakikasında çatışma çıkıyor hepsini ezbere biliyor, ara sahnelerle kendini yormuyor genellikle. aynı durum video kliplerde de geçerli. ha baştan sona bir şey izlenmiyor mu derseniz, tabiki izleniyor, bol bol kurtlar vadisi pusu ve ezel, bir de spartacus :) bizim de er ve erbaş gazinomuz var elbette, içinde televizyon var digiturk falan her şeyi mevcut, lakin kumanda usta askerlerde onlar da sadece samanyolu, kanalturk, kanal 7 üçgeninde dolaşıp türk filmi bulup bze izletiyolar sağolsunlar. ha esrar ne ayak baba derseniz, bizim burası uzun dönemler için sürgün yerii gibi bir yer. bütün sorunlular, keşler, komutana gider yapanlar, subaylarla mahkemeliler filan bizde. koğuşta rakı içenler, gazinonun arka duvarında kova yapanlar, sürekli dolaşıp cigaralığa tütün arayanlar hep başımızın tacıdır. her gün kavga çıkar hiç sektirmez, sağlam sövülür edilir, birkaç seferden sonra dönüp bakmıyorsunuz bile.
g3 piyade tüfeği şarjörle beslenen, hava ile soğuyan, tek ve seri ateş edebilen, koydu mu kesin öldüren, sağlam tutmazsan geri tepip can yakan alman menşeili tek erin muharebe silahıdır. 10 kişi aynı anda ateş etmeye başlayınca ortalığı bir barut kokusu kaplar, kulaklar sağır olur, ortam hafif buğulanır. ateş etmesi zevklidir, geri tepmesi hoştur, isabet ettirmesi zordur ama. herkese tavsiye ediyorum.
uzun oldu sanırım baya, daha sonra yazarım yine, öpüyorum herkesi ve son söz:
şafak 129 başka yok!

2 yorum:

  1. zihin açıcı bir yazı olmuş. eline sağlık:)

    YanıtlaSil
  2. yazının başındaki dizeler yürüyüşte yüksek sesle toplu söylenenlerden mi?

    YanıtlaSil